Türk Bayrağı Facebook Kapak Fotoğrafları

Turkbayragi.info olarak takipçilerimize facebook kapak fotoğrafı için kullanabileceğiniz bir birinden güzel Türk Bayraklı kapak fotoğrafları ekledik.Fotoğrafları kullanmak için resime sağ tıklayıp farklı kaydet diyebilirsiniz. Okumaya devam et Türk Bayrağı Facebook Kapak Fotoğrafları

Ak Hun İmparatorluğu

Ak Hun İmparatorluğu Bayrağı

 

Ak Hun İmparatorluğu

Ak Hun İmparatorluğu, tarihte Eftalitler olarak geçen, asyanın içlerinde varlığını sürdüren, yıkıldıktan sonra diğer Türk devletlerinin kurulmasında etken rol oynayan Eftalit tarihi.

Büyük Hun İmparatorluğunun bölünme ve parçalanmasıyla Batıya Doğru göç eden Hun kabileleri, İç Asya’dan Hazar bölgesine doğru yoğun bir Hun hareketliliği oluşturdu. Hunlar kalabalık kitlelerle İç Asya’yı terk edip Batıya doğru ilerliyordu. Bu göç hareketi M.Ö. 36’da, Bölünen Batı Hunların yıkılmasıyla başlamıştı. İlerleyen zamanlarda Hunların Kuzey ve Güney olarak tekrar bölünmesiyle ve nihayetinde Orta Asyada Hun varlığının ortadan kalkmasıyla 4. Y.Y.’a kadar devam etti.

İç Asya’dan göç eden Hunların bir kolu Hazar denizine, diğer kolu Güneye doğru ilerlemişlerdi. Hazar bölgesine doğru ilerleyen Hunlar 3. Y.Y. ortalarında Avrupa Hun İmparatorluğunu kurdular. Aynı dönemde Güneye doğru ilerleyen kabileler ise, literatürde Orta Doğu Türkleri olarak anılan Ak Hunları kurdular.

Ak Hunların Kuruluşu (420)

İç Asya’dan başlayan göç hareketiyle birlikte Orta Asya’ya inen Hunlar, bölgedeki siyasi yapı içerisinde ezilmemek için kabileler halinde birleşerek varlıklarını devam ettiriyorlardı. Hatta varlıkları tehlikeye girdiği zaman bölgelerindeki devletlerle savaşarak güçlerini korudular. Bu kabilelerin yaşayış şekillerini, Büyük Hun İmparatorluğu kurulmadan önceki Ön Türklerin yaşayış şekline benzetebiliriz.

Göç hareketiyle bölgede varlığını sürdüren iki büyük kabile olan Uar ve Hun kabileleri, 3. Y.Y. ortalarında güçlenerek bölgelerinde söz sahibi oldular. Bu dönem, Avrupa Hun İmparatorluğunun kurulduğu tarihlere rastlamaktadır.  Aslında Ak Hunların kuruluşunu bu tarihe dayandırabiliriz ancak İmparatorluk düzenine geçilmediği için devlet olarak telafuz edememekteyiz.

350 li yıllarda, bugünkü Afganistanın kuzey bölgesinde siyasi bir güç haline gelen Uar ve Hun kabileleri, 400’lü yılların başına doğru birleşerek güçlenip bulunduğu bölgeyi yönetmeye başladılar. Nihayetinde 430 yılında Aksuvar’ın yönetime geçmesiyle İmparatorluk halini aldılar. Kabile düzeninden İmparatorluk düzenine geçmeleri nedeniyle, Ak Hunların kuruluşunu 420 olarak kabul edebiliriz.

Aksuvar Dönemi (430 – 470)

Uar ve Hun kabilelerinin ortak kararıyla yönetime geçen Aksuvar, imparatorluğu kurup 40 yıl gibi uzun bir süre yönetti. Güçlü bir yönetici olması hasebiyle Eftalanos (Epthalanos) ünvanını almıştı. Bu nedenle Bizans ve İran kaynaklarında Ak Hunlardan Eftalit olarak bahsedilir.

Aksuvar, yönetime geçmesiyle birlikte bölgesinde önemli bir güç olan İran’a karşı mücadele etti. İran o dönemde Sasani kabilesinin yönetimindeydi. Aksuvar Sasanilerle savaşarak İranı baskı altına almaya başladı. Bu dönemde Akhunlar ile Sasaniler aynı bölgede varoldukları için siyasi açıdanda iç içeydiler. Aksuvar döneminde siyasi çalkantılar ortaya çıktı. 459 yılında başlayan iç karışıklıkla Yönetime geçecek kişiye karar veremeyen Sasaniler, Aksuvarın baskılarıyla Firuzu tahta geçirmek zorunda kaldılar. Firuz, tahta Aksuvarın desteğiyle geçmişti. Bu nedenle Tirmiz ve Vasgirt bölgelerini terk ederek Akhunlara hediye etti.

Bir süre Akhunlar ile Sasanilerin arasındaki siyasi ilişkiler barış içerisinde geçti. Hatta barış görüşmelerinin birinde Firuz, kızını Aksuvarla evlendireceği sözünü verdi.  Aksuvar bir süre sonra Firuzdan sözünü tutmasını istedi. Ancak Firuz sözünü tutmayıp kızı diye Cariyesini gönderdi. Aksuvar bunu anladığında, Firuzun kendisine yardım için gönderdiği komutanını öldürerek Firuzu cezalandırdı. Firuz bunun üzerine Aksuvar’a savaş açarak ordularını Ak Hunların üzerine gönderdi.  Sınır kasabası Balam’ı işgal etti ancak Aksuvarın ordularıyla karşılaşmadan geri döndü. Bu olaydan sonra 10 yıl kadar Aksuvar ve Firuz arasında ciddi bir savaş yaşanmadı.  Firuz Aksuvara karşı yeni bir sefer hazırlığına girdi. Aksuvar bu savaşta klasik Turan taktiğini kullanarak Firuzun ordusunu dağlık bölgelerde çevirdi. Strateji hatalarıyla savaşı başlamadan kaybetmek üzere olan Firuz Aksuvardan barış istedi. Aksuvar, Firuzun kendisine yalvarıp af dilemesi şartıyla savaşı bitireceğini söyledi. Firuz bunu kabul etmek zorunda kaldı ve kendi askerlerinin önünde diz çökerek Aksuvara savaşı bitirmesi için yalvardı. Bunun üzerine savaş başlamadan bitti ordular geri döndüler.

Gururu kırılan Firuz bir süre sonra kırılan gururunu onarmak için savaş hazırlıklarına başladı. Bu dönemde sınırdaki düzenlemeler Akhunların aleyhine geliştiği için Aksuvar Firuza savaş ilan etti. Bu savaş Firuz ile Aksuvar arasında yaşanan son savaş oldu. Zira, savaş dağlık ve yamaçlı bir arazide yaşandı ve Aksuvar, savaş başlamadan önce savaşın yaşanacağı alanda derin çukular açarak Firuz ve Askerlerinin bu çukurlara düşmesiyle savaşı kazanarak Firuzuda öldürmüş oldu. Bu savaş sonrasında Aksuvar, Sasanilerle çok ağır bir anlaşma yaptı. Sasaniler bu anlaşmayı kabul ederek Akhunlar ile bir süre barış ilişkisi kurdular.

Aksuvar, bu anlaşmayı imzaladıktan bir süre sonra vefat etti. Yerine Toraman tahta geçti.

Kabile Yönetimi (470-480) 

Akhunlar, Aksuvarın ölümünden sonra bir Hakan seçmek yerine kabile yönetimini tercih etmiştir. Bu 26 yıllık süre zarfında kararlar, Uar ve Hun kabilelerinin oluşturduğu yönetim mekanizması tarafından alınarak hayata geçiriliyordu.

Kabile yönetimi döneminde Akhunlar ilerleyişlerine devam ederek Hindistana doğru uzanmışlardı. Bugünkü Hindistan topraklarında bulunan Gupta devletini baskı altına alarak bölgedeki otoritesini güçlendirdi. Her nekadar bir Hakan önderliğinde yönetilmese de, Kabile Yönetimi Dönemi fevkalade başarılı ve istikrarlı bir şekilde geçti.

Toraman (480-515)

Toraman, çok uzun bir süre yönetimi elinde tuttu. Toraman’ın idareye geçtiği dönemde Akhunlar Hindistana doğru ilerlemiş, bölgedeki Guptaları baskı altına almıştı. Bölgedeki bir diğer güç Pencaplar ise yıkılmak üzereydiler. İranda ise Mazdek isyanı baş göstermeye başlamıştı. Bir tür komünist idare sistemini savunan Mazdek, halkı bu doğrultuda örgütleyerek devlete karşı teşkilatlandırdı. Toraman, Ailevi değerleri ve mal edinme özgürlüğünü ortadan kaldırma gayreti içinde olan Mazdek’e karşı tavır alarak İranın iç işlerine müdahale etti. Önce Mazdek isyanını bastırdı, daha sonra ise bir süre Mazdek’e inanıp  sonra hapsedilen ve daha sonra kaçıp Toramana sığınan Sasani hükümdarı Kavad’ı tekrar tahta çıkarttı.

Toraman, yönetime geçtiği ilk dönemde Belh şehrini egemenliği altına aldı ve Sasanilerle husumet dönemi tekrar başladı. Aynı dönemde bölgedeki güçlerden biri olan Kuşan devleti yıkılmıştı. Toraman, bölgeye dağılan Kuşan prensliklerini kolaylıkla egemenliği altına aldı. Kuşan prensliklerinin egemenlik altına alınmasından sonra geriye Hindistan kalıyordu. Hindistana ilk saldırısı yine 480 yılında oldu. Bu saldırı sonrasında Hindistanın kuzeyini egemenlikleri altına alarak bölgedeki hakimiyetini önemli ölçüde ilerletti. Aynı dönemde, Hindistanda devlet kuran Guptalar’a karşıda akınlar düzenlensede de tam anlamıyla başarı elde edilemedi.  Bu süreç sonrasında Karaşar, Kandahar ve Hindistanın kuzeyi tamamen Akhunların hakimiyetine girdi.

Toraman döneminde Akhunların hakimiyet alanı önemli ölçüde büyüyerek bölgede hakim güç haline gelindi. Akhunlar tarihlerinin en parlak dönemini Toraman döneminde yaşadılar. Toraman 515 yılında öldüğünde yerini oğlu Mihirakula’ya bıraktı.

Mihirakula (515-550)

Mihirakula, yönetime geçtiği dönemde Budizm bölgede benimsenmeye başlanmış ve insanların itibar ettiği bir inanış haline gelmeye başlamıştı. Mihirakula, toplumunun Gök Tanrı inancını muhafaza etmek için Budizme karşı çok sert önlemler alarak toplumunu yozlaşmaktan ve Budizm inancına saplanmaktan kurtarmıştır.

Mihrakula döneminde akınlar daha çok Hindistan üzerine yoğunlaştı. Hindistan üzerine sürekli akınlar düzenleyerek hakimiyet alanını genişletmek düşüncesindeydi. Mihirakulanın akınları 530 yılına kadar aralıksız ve ilerleyerek devam etti. Ancak 530 yılında Citraküta kentini ele geçirdikten sonra Mihirakula akınlarını durdurdu. Bu dönemden sonra akınlar yerini mevcut toprakların korunması ve himayesi stratejisine bıraktı. Bu tarihten sonra hakimiyet alanı genişlemeyerek mevcut hakimiyet alanı korunmaya başlandı. Bu durgunluk yerini gerilemeye bıraktı. 530-550 yılları arasında Akhunlar maruz kaldığı saldırılarla baş etmeye çalıştıysa da çok başarılı olamadılar.

İç Karışıklık Dönemi ve Yıkılışı (550 – 567)

Mihirakulanın ölümünde Akhunların sınırları Hazar Denizinin Güney Doğu köşesinden Çine, Hindistanın kuzeyinide içine alan geniş bir alanı kapsıyordu.
Mihirakula 550 yılında vefat ettiğinde Akhunlar dağılma sürecine girdiler. Bazı tarihi kaynaklar Mihirakuladan sonra Akhun coğrafyasında prensliklerin varloduğundan bahsetsede tarih kaynakları bu konuda net bir bulgu ortaya koyamamıştır.

Bu dönemde Akhunların yönetiminde yaşanan boşluk, bölgede güçlenen bir diğer Türk İmparatorluğu olan Göktürk’ler ve Sasanilerin bölgeyi yönetmek için işbirliği yapmasıyla AkHunların aleyhine gelişti. Akhun İmparatorluğunu aralarında paylaşarak bölgedeki Akhun İmparatorluğunu tamamen ortadan kaldırdılar.

Okumaya devam et Ak Hun İmparatorluğu

Avrupa Hun İmparatorluğu

Avrupa Hun İmparatorluğu

Avrupa Hun İmparatorluğu, Atilla (Attilla) nın Avrupa’da kurduğu ve Fransa’ya kadar giderek Kavimler Göçünü başlatan Hun İmparatorluğunun muhteşem tarihi.

Avrupa Hun İmparatorluğu Hakkında Bilgi

Avrupa Hun İmparatorluğu, Orta Asya’da varlığını yitirerek Batıya doğru göç ederek Hazar bölgesinde toplanan Hun kütlelerinin bölgede çoğalmasıyla ortaya çıkan, var olduğu kısa dönemde Tarihe silinmeyecek izler bırakmış ve diğer büyük Türk imparatorluklarının temelini oluşturmuş önemli bir devlet olmuştur.
Okumaya devam et Avrupa Hun İmparatorluğu

Batı Hun İmparatorluğu

Batı Hun İmparatorluğu Bayrağı

Batı Hun İmparatorluğu, Hunlar’ın Avrupa’da kurduğu bir imparatorluktur, Türk tarih literatüründe Avrupa Hun İmparatorluğu ya da Batı Hun İmparatorluğu olarak da adlandırılır. Hunlar, Avrasya kökenli bir boylar konfederasyonudur.

350 yılında Asya bozkırlarından batı yönünde harekete geçmişler; dönemlerine göre çok gelişmiş silah ve donanımları, yüksek hızları ve üstün savaş taktikleriyle önlerine çıkan kavimleri sürerek ya da egemenlik altına alarak Avrupa’nın neredeyse tamamını işgal etmişlerdir. Hunların baskısıyla oluşan bu büyük hareketlilik Avrupa’nın sosyal, kültürel, demografik yapısını altüst eden ve bugünkü yapının temellerini oluşturan Kavimler Göçü’nü başlatmıştır. Okumaya devam et Batı Hun İmparatorluğu

Türk Bayrağı Nasıl Çizilir Videolu Anlatım

Merhaba sevgili turkbayragı.info ziyaretçileri.Bu yazımızda sizlere Türk Bayrağı nasıl çizilir onun bilgisini vereceğiniz.Daha önceki konularımızda Bayrağımızın bir kanuna göre düzenlendiğini yazmıştık.Bayrak kanununda verilen oranlar vardır ve bizim şanlı Türk bayrağımız bu oranlara göre hazırlanmaktadır.Aşağıdaki görselde Türk bayrağının çiziminde kullanılan ölçüler verilmiştir. Okumaya devam et Türk Bayrağı Nasıl Çizilir Videolu Anlatım

Bayrak Yapımında Kullanılan Kumaşlar Nelerdir ?

Kumaş Çeşitleri

Bayrak Yapımında Kullanılan Kumaşlar Nelerdir ?

Her ülkenin milliyetini ve tarihini temsil eden bayrakların renkleri, şekilleri ve kumaş yapıları ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Bununla birlikte milletin bağımsızlığını temsil eder ve manevi değeri oldukça yüksektir. Bayrağın aldığı renkler ve desenlerin yapısı ülkenin geçmişini yansıtır. Belki de dış mekanda sürekli kalan tek tekstil ürünü olduğu için bayrak üretiminde kullanılan malzemelerin yapısı ise oldukça önemlidir. Buna bağlı olarak birçok bayrak çeşidi bulunur. İşte bayrak yapımında kullanılan kumaşlar ve özellikleri…

Polyester kumaştan yapılan bayraklar: Genellikle birçok tarafından kullanılan bu kumaş, gönder bayrakları üretimi için idealdir. Bu kumaş sayesinde rüzgar bayrağın gözenekleri arasında geçer ve dalgalanmasını sağlar. Parlak bir kumaştır ve geç yıpranır.

Alpaka kumaştan yapılan bayraklar: İç ve dış mekan bayraklarında kullanılır. Gözeneklerinden rüzgar girer. Bu yüzden polyesterde olduğu gibi bu kumaşta da dalgalanma özelliği vardır. Bayrağın yanı sıra masa örtülerinde, işçi önlüklerinde ve afişlerde de kullanılabilen alpaka kumaş oldukça dayanıklı ve kaliteli bir malzemedir.

Atlas ve saten kumaş: İç mekanda kullanılan bayraklar, flama ve masa örtüleri bu kumaş ile üretilir. Bir yüzü parlak, diğer yüzü ise mattır. Yıkanmaması gereken bir kumaştır. Genelde çift katlı bayrak yapımında kullanılır.

Mat polyester kumaş: Süsleme bayraklarında, afişlerde ve iç ve dış mekan bayraklarında kullanılan kumaş ağır gramajlıdır. Bu sebeple gönder  bayraklarında kullanılamaz. Dalgalanma özelliği yoktur ve mat görünümdedir.

Ponje ve astar kumaş: Kısa süreli kullanılacak bayraklar için uygun bir kumaş türüdür. Genelde spor etkinliklerinde kullanılır. Bunun dışında parti ve kulüp bayrakları için de uygun bir yapıya sahiptir. İncedir ve mat görünümlüdür.

T.S.E.I Polyester Kumaş: Türk bayraklarının yapımında kullanılır. Özel olarak üretilir. Mat bir görünümü vardır. Firma bayraklarının yapımında da kullanılır. Bunun haricinde gönder bayrak yapımı için de uygun bir kumaştır.

İç mekân ve masa bayrakları: Bu bayraklar özellikle mekan süslemeleri için kullanılır. İpe dizili sıralı bayrak şeklinde veya alt kesimi üçgen biçiminde kesilmiş modelleri de bulunur. Masa bayrağının üretiminde ise atlas kumaş kullanılır.

Dış mekân bayrakları: Eğer bayrak dış mekan için üretilecekse, her türlü hava koşuluna uygun olmasına dikkat edilmelidir. Özellikle rüzgar bayrakların gözenekleri arasından geçebilmelidir. Çünkü dış mekan bayraklarının dalgalanması bu özelliğe bağlıdır.

Okumaya devam et Bayrak Yapımında Kullanılan Kumaşlar Nelerdir ?

Türk Bayrağı Kullanım Alanları Nelerdir ?

Dalgalı Türk Bayrağı

Türk Bayrağı kullanım alanları nelerdir ?

Dış mekanlarda kullanılan Türk Bayrakları

1-Direklerde Kullanılan büyük Türk Bayrağı %100 polyester kullanılan bölgenin hava sartlarına göre üretimi yapılmakta olup her türlü hava şartlarına karşı çok uzun süre kullanılmaktadır.Ürettiğimiz Türk Bayrakları TSE standartlarına göre üretilmekte olup müşterilerin taleplerine sunulmaktadır. Okumaya devam et Türk Bayrağı Kullanım Alanları Nelerdir ?

Türk Bayrağı Kanunu

Türk Bayrağı Kanunu Resmi

Türk Bayrağı Kanunu  2893 Sayılı Bayrak kanunu olarakta bilinir.Kanunun amacı  bayrağımızın şeklini, yapımını ve korunması ile ilgili esas ve usulleri belirlemesini sağlamaktadır.

Türk Bayrağı, bu Kanuna ekli cetvelde gösterilen şekil ve oranlarda olmak izere beyaz ay  ve yıldızlı albayraktır.Bununla birlikte olmak üzere . Bayrak ile özel bayrakların (sembolik bayrak, özel işaret, flama, flandra ve fors gibi) standartları, hangi kumaş ve maddelerden yapılacağı (saten,rashell,vinil vb)tüzükte gösterilir. Okumaya devam et Türk Bayrağı Kanunu